Cooler Master, H500P Mesh White Model Yeni Kasası 0 481

Cooler Master, H500P Mesh White Model Yeni Kasası

Cooler Master dün H500P serisinin yeni versiyonu olan H500P Mesh White kasasını tanıttı. “Sınırlarını aşmak isteyen sistemler için, sınırsız hava akışı!” Başlığı altında :) Gelin inceleyelim kendisini.

Ön ızgaranın arkasında yerleşik olarak gelen 200mm RGB fanlar soğuk havanın içeriye iletilmesini sağlıyor. Kasanın içindeki yer ve kapasite, kurulumun kolay yapılmasını ve kablo yönetimini basitleştiriyor. Temperli cam ve endüstriyel hatların birleşimi H500P’ye güzel görünmesi için zarif ve işlevsel bir cazibe kazandırıyor.

Daha yakından incelendiğinde, ön paneldeki örgü sadece çelik örgüden ibaret değil. Daha ince olan ve toz filtrelemeyi amaçlayan ikinci bir katman mevcut.  Aşağıda, H500P Mesh White’ın başlıca özelliklerini sizler için listeledim.

Ön Panelde bulunan 200mm RGB Fanlar – Optimize edilmiş hava akışı, önceden kurulmuş 200mm RGB fanlar için bol miktarda hava emişi sağlayan komple bir örgülü ön paneli ile örtülüyor. Bu fanların RGB olduğunun da altını tekrar çizeyim.

Temiz kurulum için kapak ve düzenleyiciler – PSU kapağı, CPU arka kapağı ve dahili kablo düzenleyiciler ile kablo düzenlemelerinizi kolayca ileri seviyeye taşıyabilir, profesyonel bir kurulum gerçekleştirebilirsiniz.

Grafik Kartınızı Gösterin – Arka kısımdaki iki adet ilave PCI yuvası, bir grafik kartını dikey konumda yerleştirmenize olanak tanıyor. Bunların hepsi, (RGB) aydınlatma ile sisteminizi sergilemek için ideal hafif gri renkli, temperli cam yan panel ile görünülürlük kazanır.

Sıvı Soğutmaya Hazır – MasterCase H500P Mesh White üstü ve önü 360 mm’ye kadar radyatörleri barındırabilir.

RGB Kontrolcü ve RGB LED Fanlar için Y Kablosu – Dahili olan RGB denetleyici, iki 200mm RGB fanın aydınlatmasını yönetmek için sıfırlama anahtarına bağlanabilir. Ayrıca, RGB Y kablo ve 4 pinli erkek / erkek adaptörler dahildir.

Hava akımı yanlızca kasayı havalandırmak ile kalmaz, aynı zamanda havayı sistemin içinde verimli bir şekilde yönlendirmek için kullanılır. Üst panele fan yerleştirilmesi, sistem sıcaklığını düşürmek için önemlidir. Hava akışını yönlendirmenin yanı sıra ileri düzey sistemlerde kullanılan özel sıvı soğutma bileşenleri için geniş bir alana sahip kendisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sapphire’ın Güçlü RX580’i : RX580 Pulse 0 760

Sapphire’ın Güçlü RX580’i : RX580 Pulse
Evet Nitro’suyla Nitro+’sıyla Toxic serisi ile gönlümüzde taht kuran Sapphire şimdi Pulse ile geliyor. Hadi şimdi RX580 özelliklerine bakalım.
Performans

 

Büyük 1080 piksel ile Sapphire Pulse RX580 adeta oyun bilgisayarının atan kalbi. Fabrikadan çıkışlı hız aşırtması ile mükemmel verimlilik ile ultra ayarlada akıcı gecikmesiz oyun oynama imkanı sağlıyor.

Powered By Polaris

4.Nesil sonraki grafik çekirdeği Polaris GPU, modern ve geleceğe dönük. Önemli yeni nesil API özellikleri. HDR, Radeon Freesync 2 desteği ve enerji tasarrufu sağlar.

 

DUAL-X Soğutma

SAPPHIRE Dual-X soğutma, sıcaklıkları kontrol altında tutar. Gelişmiş hava kanalı profil kanatlarına sahip 95 mm’lik fanın sessiz bir ikilisi, tüm ısıyı dağıtmak için çalışır. Toz itici çift bilyalı rulmanlarla Dual-X olağanüstü güvenilirlik sağlar.

Temizleme zamanı geldiğinde, SAPPHIRE’nin Hızlı Bağlantı sistemi sayesinde fanlar tek bir vidayla kolayca çıkarılır.

 


Akıllı Fan Kontrolü III

Sessizliğin tadını çıkar! Hafif iş yükleri altında, fanlar hiç dönmeyecek. Yeni bir oyun başlattıklarında yeniden başlayacak. Bu, GPU’nuzun serin kalmasını sağlar.

Kalite Bileşenleri

SAPPHIRE Pulse oyununun oturum süreniz ne kadar uzun olursa olsun istikrarlı kalmasını sağlar. Sonsuza dek tasarlanmış, güçlü bir şekilde çalışacak ve bobin sızını en aza indirecek şekilde tasarlanmış endüstri lideri bileşenleri kullanılıyor.

Samsung Galaxy S9 Almak İçin 5 Sebep 0 406

Samsung Galaxy S9 Almak İçin 5 Sebep

Şahsi fikrime göre samsung hem tüketici deneyimini hem de tasarım konusunu gayet iyi bir şekilde ele alıyor ve ortaya gerçekten bir telefondan ziyade bir eser çıkartıyorlar. Lafı fazla uzatmadan gelelim Samsung Galaxy S9 ya da S9 + almayı düşündürecek özelliklere. Fakat oraya gelmeden önce belirtmekte fayda var, burada yazacağım nitelikler tam oturmamış olabilir ya da başka telefonlarda zaten bulunuyor olabilir, lütfen beni taşlamayın. :)

Son bir not olarak tabii ki eğer zaten güncel bir telefona sahipseniz ve telefonunuzu değiştirmenin vaktinin geldiğini düşünmüyorsanız bu makale sizin için değil, bu makale gerçekten telefona ihtiyacım var acaba ne alsam diye düşünenler için.

1.Geliştirilmiş ses deneyimi

S9 serisi diğer telefonlardan öyle ilk bakışta fark edilebilecek tasarımsal değişikliğe sahip değil, biraz daha yakından bakmak gerekebilir. Eğer ki müzik dinlemeyi seviyorsanız Samsung galaxy S9 da sizin için güçlendirilmiş stereo hoparlörlere yer verilmiş. Evet telefon gerçekten bangır bangır müzik çalacak, fakat kulaklık tarafında bir yenilik yapılır mı orası henüz netleştirilmiş değil.

2.Geliştirilmiş güvenlik ve parmak izi algılayıcısı

Bu özellikler zaten her zaman dile getiriliyor. Parmak izi zaten alışkın olduğumuz bir durum, bir de sanki çok yeni bir özellikmiş gibi “akıllı tarama” yani gözlerimiz ile telefonun kilidinin açılması özelliğini bize dayatıyorlar. Yani işin pazarlama kısmını geçecek olursak(tabii ki de pazarlayacaklar ekmek parası sonuçta) aslına bakarsanız zaten mevcut olan güvenlik sistemlerini biraz daha allayıp pulluyorlar ve her seferinde daha iyisini yapıp bizlerin beğenisine sunuyorlar.

3.Değiştirilmiş anakart tasarımı sayesinde daha uzun pil ömrü

Samsung özellikle geçtiğimiz dönemlerde yaptıkları ufacık hatalar yüzünden büyük zararlara uğradıktan sonra, kullanıcısına değer verdiğini göstermek için epey çaba sarf etti. Kaliteyi ve tüketilebilirliği kullanıcılara gerçekten hakkını vererek sunduklarını düşünüyorum. Bana kalırsa en çok satın alınabilirlik sunan özelliklerden birisi olan anakart tasarımında yenilemeye gidilmesini oldukça kayda değer buluyorum. Anakart tasarımında yapılan bu değişim mevcut pil kapasitesini arttırmıyor fakat daha verimli kullanımını sağlıyor. Bu sayede aynı pil ile daha fazla kullanım süresine sahip olabileceğiz.

4.Değişken diyafram özelliği ile kamera performansının iyileştirilmesi

Telefonu alınabilir kılacak baba özelliklerden birisi daha. Samsung zaten optik ve kamera konusunda oldukça başarılı bir iş çıkartıyor. Fakat S9/S9 + modellerinde telefonu hangi çekim moduna alırsanız alın gerçekten çok hızlı bir şekilde video ya da fotoğraf çekebilmeniz mümkün. Bunun yanı sıra telefona değişken diyafram adını verdikleri özellik sayesinde sabit bir diyafram açıklığı yerine çekeceğiniz fotoğrafa göre kendiniz ayarlama yapabileceksiniz. Telefonun kamerası F/ 1.5’den F/ 2.4’e kadar değişebilir diyafram özgürlüğü sunuyor.

Diyaframın ne olduğunu bilmeyenimiz varsa kabaca özetlemek gerekirse; Çektiğiniz fotoğrafın kapsadığı alanı genişletip daraltırken, aynı zamanda doğru yerde doğru ayarı yaptığınızda alabildiği ışık sayesinde daha kaliteli ve güzel fotoğraflar çekebilmenize olanak sağlıyor.

Video performansına da biraz değinecek olursak. Telefonun 4k kalitede 60 hz tazeleme hızına sahip videolar çekmesi bekleniyor.

5. Daha fazla ram, pil ve çift kamera yükseltmesi

Başlık sizi aldatmasın bu durum S9 ve S9+ arasındaki fark oluyor malesef. Samsung da diğer firmaların yaptığı gibi “plus” olan modele daha fazla ram, pil ve yine plus olan model için çift kamera gibi bir ayrıcalık sunuyor. İki model bu saydığım özellikler dışında donanım,ekran ve malzeme kalitesi olarak yine aynı özelliklere sahip.

Yalnız şunu söylemek istiyorum hangi telefonu tercih edecek olursanız olun aralarında ne kamera performansı ne de fazladan ram’in getirdiği gözle görülür bir fark olmayacaktır.

Bir de son olarak bir başlık altına almayı düşünmediğim kulaklık jakı konusu var. Bildiğiniz üzere bazı telefonlarda bu jak girişi kaldırıldı, fakat samsung bu durumdan şikayetçi olmasa gerek ki kulaklık jakı hala telefonlarında bulunuyor. İlaveten fiyat konusunda da net bir şey olmamakla beraber az çok tahmin edilebilir.(orası size kalmış) :)

Sabit Diskler (HDD) Artık Yavaş Yavaş Ölüyor mu ? 0 667

Sabit Diskler (HDD) Artık Yavaş Yavaş Ölüyor mu ?

Günümüzde bir SSD’ye sahipseniz, muhtemelen bilgisayarınızdaki hız farkını sizlerde fark etmişsinizdir. HDD ler için acaba sona mı yaklaşıyoruz ?

SSD’leri sabit diskler ile kıyasladığımız zaman, aradaki hız farkını görmemek neredeyse mümkün değil. SSD oyun ve uygulama yüklemelerinde adeta çığır açıyor. Şahsen ben de kullandığım programları iki depolama biriminde de test etme imkanı buldum ve aradaki fark gerçekten olağanüstü. Peki bu durum zaman içerisinde Hard disklerin ömrünü nasıl bir duruma sokuyor ?

 

SSD’nin HDD’ye oranla avantajlarını saymak gerekirse; İlk olarak aradaki olağanüstü hızdan bahsedebiliriz. Bugün standart bir 7200 rpm HDD 120 MB/s okuma yazma hızlarına sahip. Fakat en kötü SSD’de ise bu rakam 450 500 MB/s gibi bir hıza ulaşıyor.(m2 SSD leri söylemeye gerek bile duymuyorum) İlaveten SSD lerin içerisinde herhangi bir mekanik birim olmadığından, olası darbelerde(düşme vb) durumlarda bozulma riski HDD’ye nazaran oldukça az.

Kağıt üzerinde en kötü SSD’nin en iyi HDD’den yaklaşık 10 kat daha iyi olduğu söyleniyor. Fakat bu durum en kötü SSD’nin en iyi HDD den daha iyi olduğu gerçeğini göz ardı edemez. Sunduğu avantajların yanı sıra SSD lerin can yakan kısmı, 1 TB boyutlara sahip bir Hard disk 200-250 TL gibi bir fiyattan satın alınabilirken, SSD tarafında bu rakam 120 GB gibi bir boyuta düşüyor ve yine 200-250 TL gibi bir fiyattan satın alınabiliyor.

 

SSD Fiyatları ya ucuzlarsa?

Bu durum baz alındığında bir çok kullanıcı SSD’ye windows ve sık kullandıkları programları kurarken, geriye kalan uygulamaları Hard disk üzerinde depoluyor. Yani aslında HDD ler şuanda bile artık ikinci plana atılmış durumda. Öyle ki artık iş bilgisayarlarında bile tutup 1 TB Hard disk almak yerine 120 ya da 256 gb lık SSD ler ile yetiniliyor.(genellemek gerekirse tabi).İlaveten her geçen gün SSD piyasası geliştikçe artık HDD’lerin tozlu raflardaki yerini alması oldukça muhtemel. Şuan Hard diski alınabilir kılan tek şeyin yüksek depolamayı SSD ye kıyasla uygun bir fiyata sunuyor olması. Yarın öbür gün bu durum SSD ler için de daha bütçe dostu bir hal alırsa, artık Hard disk üretimine de bir son verilmesi gibi bir ihtimali de göz önüne alırsak, bundan bir kaç yıl sonra kimsenin para verip te bir hard disk alacağını zannetmiyorum.

Bununla beraber, bütçesi geniş kullanıcıların Hard disk kullanmayı bıraktığı da artık bir gerçek. Ayrıca SSD hakkında daha detaylı bilgi verdiğimiz makalemizi de okumak isteyebilirsiniz.

Ryzen 3 Ve Threadripper İlgili Yeni Bilgiler Lisa Su Tarafından Açıklandı 0 611

Ryzen 3 Ve Threadripper İlgili Yeni Bilgiler Lisa Su Tarafından Açıklandı

Ryzen 3 serisi 2 farklı model ile piyasaya sürülecek bunlar Ryzen r3 1200 ve 1300x modelleri. Yayınlanan liste üzerinde başka modelleri de vardı fakat onlar hakkında henüz bir bilgi mevcut değil. Bu modeller 27 Temmuz’da raflardaki yerini alacak ayrıca bu işlemcilerin çarpan kilitlerinin açık olacağını da belirtmeliyim. Yani overclock yapılabilir. Umalım da fiyatları bütçe dostu olup yüzümüzü güldürür. Amd’nin en büyük avantajlarından biri de bu zaten. :)

Henüz bu işlemcilerin fiyatları hakkında kesin bir bilgi yok. Lisa Su en az bizler kadar heyecanlı olduğunu ve Siggraph’ta daha fazla bilgi vereceğinin de altını çizdi.

Bununla beraber Threadripper 1920x ve 1950x hakkında da bilgi verildi. 1920x Piyasaya 799$ fiyatıyla satışa sunulacak , 1950x ise 999$ fiyat etiketi ile raflardaki yerini alacak. Bu işlemciler oldukça güçlü işlemciler, fiyatları biraz göz korkutuyor olabilir, fakat verdikleri performansı düşünürsek, daha ucuz olmasının pek bir tutar yanı yok. Yeni güçlü işlemciler tıpkı intel gibi farklı bir platformda yer alıyor. Amd’nin yeni threadripper işlemcileri x399 platformunda kullanıcıya sunulacaklar. Yani mevcut ryzenlerinizi bu platforma güncellemeye karar verirseniz, yeni bir anakart almanız gerekiyor. Daha sonra yine x399 platformu için threadripper serisinden bir işlemci çıkarılır mı, orası bilinmez. Ama çıkmaması için de pek bir sebep yok, her yeni çıkacak işlemci için farklı bir platforma geçilirse, bu intel’in karşısında amd yi bir adım geriye götürecektir.

Kesin olmamakla beraber, İntelin 8. nesil işlemcilerinin de lga 1151 soketiyle çıkması gibi bir ihtimal de söz konusu. Böyle bir durumda ryzen de aynı şekilde devam ederse, kullanıcılar açısından mutluluk verici bir durum olacaktır.

-Ryzen R3 1200 (4 Core 4 Thread) 3.1 – 3.4 GHZ

-Ryzen R3 1300x (4 Core 4 Thread) 3.5 – 3.7 GHZ

 

-Threadripper 1920x (12 Core 24 Thread) 3.5 – 4.0 GHZ

-Threadripper 1950x (16 Core 32 Thread) 3.4 – 4.0 GHZ

Ryzen Threadripper 1950x Cinebech 15 testinde 3000 den fazla puan alıyor. Bununla beraber AMD’nin en güçlü işlemcisi olduğunu da belirtmek isterim. Daha iyisi yapılana kadar tabi. :)

Ryzen r3 ler 65w TDP değeri ile oldukça tasarruflu olacaklar. Threadripperler ise 180w TDP değerleri ile bünyelerinde barındırdıkları güce istinaden oldukça kabul edilebilir bir seviyede olduklarını düşünüyorum.